Kıyafet tercihleriniz ile fazla kilolarınızı kapatmanız mümkün! İşte öneriler...
Desenli modellerden kaçın
Tek renk ve koyu elbiseler sizi olduğundan daha zayıf gösterir. Bunu yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını birlikte kullanabilirsiniz.
Bunlar bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri olan giysilerde olabilir.
Kumaş seçiminde dikkatli olun!
Katı, sert ve vücuda yapışan kumaşlardan uzak durun.
En iyi seçim, hafif, yumuşak ve giyildiğinde vücudundan kayan kumaşlardır. Böylelikle hatlarınızı kapatmış olursunuz.
Kıyafeti vücudunuza göre seçin
Geniş omuzlara sahipseniz, kesinlikle vatka yada herhangi bir omuz aparatı kullanmamalısınız. Vücudunuzun üst kısmını daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler veya V yakalı üstleri tercih edebilirsiniz. Eğer omuzlarınız dar, basen kısmınız geniş ise; yani armut biçiminde bir vücuda sahipseniz, boynunuzu kalın göstermeyen, dikdörtgen kıyafetleri tercih etmelisiniz. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için ise düz etek ya da normal kesim pantolonları tercih edebilirsiniz…
Kalça ve basenlerinizi büyüklüğüne göre giyinin
Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için rahat pilili, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonları da tercih edebilirsiniz. Düz çizgili, yan cepli ya da cepsiz modeller tercih edebileceğiniz alternatifler arasında yerini alıyor. Basenleri küçük göstermek için ise beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonları tercih etmelisiniz. Basenlerini daha fazla kamufle etmek isteyenlerdenseniz, etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek uzunlukta bluz ya da bluzun üzerine örgü tunikler giyebilirsiniz.
Ayakkabıları es geçmeyin
Zayıf görünüm için sadece kıyafetler yeterli değildir. Bunlarda ayakkabılarında payı çok fazla. Eğer ayakkabılarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymemelisiniz. Onların yerine yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmelisiniz. Ayak bileğine dolanan ve kare topuklardan uzun durmalısınız. Çünkü bu topuk tercikleri bacakları olduğundan daha kısa ve kilolu gösterir.
Mezoterapi ile zayıflayın.. Göbekten ve Basenlerden Kurtulun
Bölgesel zayıflama denilince akla ilk gelen Göbek eritmek, karın ve kalça bölgesini eritmek, basenlerden kurtulmak olarak göze çarpıyor..
Fakat birçok kişi bunları yaparken Mezoterapi yöntemini hiç aklına dahi getirmiyor.
Halbuki mezoterapi ile hem selülitlerinizden, hem kan pıhtılaşması ve birikmesinden hem vücudunuzun belli bir bölgesine hapsolmuş yağlardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz.
Tıbbi bir uygulama olan mezoterapi çok güzel sonuçlar veriyor. hem çok da uçuk bir ücretle değil, yıllık güzelliğinize ve makyajınıza ayırdığınız ücretin bir kısmını ayırarak belirli seanslarda siz de uygulayabilirsiniz..
Günümüzde karboksiterapi ile birlikte selülitin en geçerli tedavisi olarak kabul edilen Mezoterapi;
* Bölgesel kan akımını ve lenf akımını arttırır, * Enjekte edilen ilaç kokteyli sayesinde, orta derinin üzerine hapsolmuş ve vücut tarafından kullanılamayan yağ hücreleri, serbestleşip dolaşıma katılır, * Portakal kabuğu görüntüsünden sorumlu olan fibröz sert bağların kopmasına neden olur, * Lenfatik drenajı arttırır.
Selülit Tedavisi Artık Hiç Ummadığınız Kadar Kolay.. Nasıl Mı, Buyrun Okuyun..
öncelikle ilk önereceğimiz yöntemi biraz anlatalım.. mezo terapi yöntemi ile selülitleri çok rahat bir şekilde tedavi edebilirsiniz.. bu konuda vereceğimiz bilgiler şöyle..
Bu yöntemde, sıvı haldeki ilaçların şırınga darbeleriyle uygulanması esastır.
Daha yeni bir versiyonu da homeopati yöntemini kullanarak, tahmin sistemini çalıştırmak ve öngörüden yararlanarak uygulama yapmaktır. Hiç yan etkisi olmayan naturel maddelerden faydalanılmalıdır.
* selülitlerin tedavisinde önereceğimiz ikinci yöntem ise bir meyve.. evet hemde herkesin rahatlıkla temin edebileceği bir meyve..
Çilek..!
Kadınların çoğunun derdi olan selülite doğal yollarla karşı koymak mümkün. Örneğin, çilek, bacakları selülitten koruyor. İçinde antioksidanlar ve önemli miktarda C vitamini bulunduran çilek, yalnızca selülitten korumakla kalmıyor, kırışıklıkları ve kanseri de önlüyor. Meyvenin, biftekten 5 kat daha fazla demir içerdiği de saptandı. Cindy Crawford da, selülitlerinden korunmak için kahve çekirdeklerini bacaklarına sürdüğünü açıklamıştı. Günde bir kase yoğurt yiyen kadınlar ise yemeyenlere oranla daha hızlı kilo veriyor ve selülitten kurtuluyor.
* selülit tedavisinde önereceğimiz üçüncü yöntem ise spor daha öznel anlamıyla egzersizler..
Selülitten Korunmak İçin Düzenli Egzersiz Selülit konusundaki bir çok uzman, selülit oluşumunun durdurulması veya erken dönemlerdeki selülititin ortadan kaldırılmasında, egzersizin en ucuz yöntem olduğu konusunda fikir birliği içindedirler.Yağların azaltıldığı bir diyetle birlikte yapılacak egzersizler, selülit için çok yarar sağlayıcıdır. Haftada 3 kez, 30 ar dakikalık uygulanacak, dolaşım sistemini güçlendiren egzersizler bu amaçla yapılır.
Egzersiz selülitli bölgelerde dolaşımın artmasına ve kas hareketleri sayesinde de lenf akımını hızlandıracaktır, ayrıca kaslara gerginlik verecektir. Yaşı genç olan kadınlara hafif ağırlık çalışmalarıda önerilir.
Özellikle, selülitin geliştiği kalça, basen bölgelerindeki kaslarını çalıştıran egzersizlerde fayda sağlar. Bu egzersizler için kişi, sağ tarafı üzerine yere yan yatar. Sağ bacağını 90 derece kıvırır. Sağ kolunu ileri doğru uzatır ve iyice gerer. Sol bacak düz durumda bulunur. Yavaş yavaş sol bacak kalça seviyesine kaldırılırken nefes verilir. Sol bacak kalça seviyesine geldiğinde 3 saniye tutulur ve yavaşça indirilir ve derin nefes alınır. Bu egzersizler sırasında nefes kontrolu çok önemlidir. Bu hareketi 3-4 kez tekrarlanmalıdır. Sonra diğer yan üzerine yatarak, diğer taraf kaslarına aynı egzersiz yaptırılır. Bu hareket bittikten sonra alt tarafta bununan bacak kadar üstteki bacakta kıvrılır ve aynı işlemler tekrarlanır. Son hareket ise, her iki bacakta dizden 45 derece kıvrılarak yapılır. Dizlerde Selülit görünmesi, alt bacak bölgesinin ön tarafında bulunun kasların gerginliklerini kaybetmelerinden dolayı belirgin olur. Bu kasları güçlendirmek amacı ile ayakta dururken, ayaklar kalça genişliğinde açılır ve dizleri kırarak vücudunuzu alçaltın, dizlerinizin zorlandığı açıya kadar inin ve sonra tekrar dik duruma gelin. Bu hareketi 30 kez tekrarlamanızda yarar vardır. Her gün uygulanabilir basit bir egzersizdir. Kurbağlama yüzmek, bacak iç bölgelerindeki kasların gerginliğini arttırır ve selülit için iyi bir egzersizi oluşturur. Hızlı bir tempodaki 20 şer dakikalık yürüyüşlerde genel olarak kalça ve bacak bölgeleri için yararlıdır. haftada 3-4 kez yapılmalıdır. Parmak uçlarında yükselmek ve inmek bileklerin daha ince ve kasların daha gergin görülmesini sağlar. Hareket 15-25 kere, her gün tekrarlanmalıdır.
* selülit tedavisinde önereceğimiz diğer yöntem ise bitkisel çareler.. Şifalı bitkilerle Selülit tedavisi Mümkün..
Selülitle savaşta bitkiler
Selülitle savaşta bitkiler Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar.
Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar.
Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir. Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya. Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz. Selülit için bitkisel takviyeler: - Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir. - Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir. - Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir. - Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için. - Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli. - Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
Sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz. Nasıl mı? Özel yiyecekler almadan, pahalı diyet kulüplerine katılmadan sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz.
1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.
Evde işe, işten eve derken her gün aynı hayatı yaşamanın olumsuz sonuçlarından biri de kilo alıp şişmanlamak. Eğer bazı kurallara uyarsanız hem ideal kilonuzu hem de sağlığınızı koruyabilirsiniz.
Hepimiz sabah aynı saatte kalkıyor, aynı tekdüzelikte servislerimizle, kendi araçlarımızla veya toplu taşıma araçlarıyla çalıştığımız kocaman binalara geliyoruz. ..
Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar. Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, ...
Birkaç kilo fazlanız var ve bunlardan kurtulmak istiyorsanız işiniz kolaydır.
Kilo yönetiminde zorluk, alınan kilolar fazlalaştıkça ortaya çıkmaktadır. Özellikle olmanız gereken ağırlığın yüzde 10’unu geçmişseniz işiniz daha da zorlaşacaktır. Eğer 3-5 kilo gibi bir fazlalıktan kozmetik nedenlerle kurtulmak istiyorsanız göstereceğiniz sıradan çabaların, arkadaşlardan alınan bildik tüyoların, komşu ve akraba akıllarının işe yarayacağını söyleyebilirim.